52/TUR

Büyük bir ihtimalle Mekke döneminin son yarısında (bazı otoritelere göre 32. surenin -Secde- hemen ardından) nazil olan bu sure, adını 1. ayetinde geçen Sina Dağı'ndan (et-Tûr) almaktadır.

1 DÜŞÜN Sina Dağı'nı!1 2 Düşün [Allah'ın] vahyi[ni], ki işlenmiştir 3 açık2 tomarlar üstüne.

4 Ayakta kalan [ibadet] evi[ni]3 düşün!

5 Düşün yüksek [göğün] tavanı[nı]!

6 Kabaran denizi düşün!4

7 GERÇEK ŞU Kİ [ey insanoğlu,] Rabbin tarafından [günahkarlar için] öngörülmüş olan azap, kesinlikle vuku bulacaktır: 8 ona hiç kimse engel olamaz.

9 Göklerin [büyük] bir sarsıntı ile sarsılacağı o Gün [bu azap gerçekleşecek], 10 ve dağların [korkunç] bir hareketle (yerlerinden oynayıp) harekete geçecekler[i Gün].

11 Vay haline o Gün hakikati yalanlayanların, 12 [bütün hayatları boyunca] tamamen boş şeylerle oyalanıp duranların; 13 onlar, o Gün [karşı konulamaz bir] darbe ile cehennem-ateşine atılacaklar [ve kendilerine denilecek:]

14 “Bu, sizin yalanlamış olduğunuz ateştir! 15 Peki bu, bir yanılsama mıydı5 yoksa [doğruluğunu] görmek istemediğiniz bir şey mi? 16 [İşte şimdi] onu çekin! Ama [ister] sabredin, ister etmeyin, sizin için fark etmez: siz, yalnızca yapmış olduğunuzun karşılığını görüyorsunuz.”6

17 [Ama,] Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar kendilerini [o Gün] bahçelerde ve esenlik içinde bulacaklar, 18 Rablerinin kendilerine bağışlayacağı şeyler ile mutluluk bulacaklar: çünkü Rableri onları yakıcı ateşin azabından koruyacaktır.

19 [Ve onlara:] “Yapmış olduklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyip için, 20 sıra sıra dizilmiş [mutluluk] sedirlerine uzanarak!”7 [denilecek.]

Ve [cennette] saf ve temiz, güzel gözlü eşler ile onları evlendireceğiz.8

21 Kendileri iman eden ve soyları bu imanı sürdürecek olanlara gelince, Biz onları soyları ile bütünleştirecek ve işlerini heder ettirmeyeceğiz:9 [ama, sonuçta] herkes kendi kazandığının hesabını verecek.10 

22 Biz onlara meyveyi ve eti bolca vereceğiz, ne isterlerse hepsini: 23 ve orada, [cennette], birbirlerine, boş konuşturmayan ve günaha sokmayan kâseler uzatacaklar.11

24 Ve onları [ölümsüz] gençlikler bekleyecek,12 [sanki] kendi kendilerinin [çocuklarıymış gibi],13 kabuklarının içinde saklanan inciler gibi [saf ve temiz].

25 Ve [böylece nimet tattırılanlar,] birbirlerine dönerek [geçmişte yaşadıkları hakkında] sorular soracaklar.14

26 Onlar, “Bakın” diyecekler, “eskiden, çoluk-çocuğumuz arasında yaşadığımız sıralarda, [Allah'ın bizden razı olmadığını düşünerek] korku içindeydik;15 27 ve bu durumdayken Allah bizi lütfuyla inayetlendirdi ve [çaresizliğin] yakıcı fırtınalarının azabından bizi korudu. 28 Şüphesiz biz bundan önce [yalnız] O'na yalvarırdık: [ve O, bize şimdi gösterdi ki16] yalnız O'dur gerçekten iyilik eden ve gerçek rahmet kaynağı!”

29 ÖYLEYSE [ey Muhammed, bütün insanlara] öğüt ver: çünkü, Rabbinin rahmetiyle, sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.

30 Yoksa onlar: “[O, yalnızca] bir şair[dir]; bekleyip görelim zaman ona neler yapacak” mı diyorlar?”17

31 De ki: “[Öyleyse,] ümitle bekleyin: Ben de sizinle birlikte ümitle bekleyeceğim!”18

32 Akılları mı onlara bu [tavrı takınmaları]nı telkin ediyor, yoksa (bu hal) [sadece] kaba bir küstahlığın eseri midir?19

33 Yoksa onlar: “Bu [mesaj]ı kendisi uydurmuştur!” mu diyorlar?

Hayır, tersine, onlar (gerçeği biliyor, ama) inanmak istemiyorlar!

34 Ama, [eğer onu basit bir fâninin işi olarak görüyorlarsa] ona benzeyen başka bir söylem üretsinler (de görelim!) -söyledikleri doğru mu, değil mi!

35 [Yoksa onlar, Allah'ın varlığını inkar mı ediyorlar?20] Kendileri, hiçbir [sebep] olmadan mı yaratıldılar?21 Yoksa kendi kendilerinin mi yaratıcılarıdırlar? 36 [Ve] gökleri ve yeri onlar mı yarattı?22

Hayır, ama onlar hiçbir şey hakkında kesin bir inanca sahip değiller!

37 [Nasıl olabilirler ki?] Rabbinin hazineleri23 onlarda mı? Onlar mı [kaderden] sorumlular? 38 Yoksa onların [nihaî hakikatlere yükselecekleri ve insan kavrayışının ötesindekini] dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, [onu] dinlemiş olanlardan birisi [bilgisinin] açık bir delilini getirsin!

39 Yahut, [eğer Allah'a inanıyorsanız], siz [yalnız] erkek çocuk sahibi olurken O[nun] kız çocuk sahibi [olmayı tercih ettiğine nasıl inanırsınız?]24

40 Yoksa [ey Muhammed, senin mesajını reddedenler, seni dinlerlerse] onlardan bir karşılık isteyeceğinden ve kendilerini borç altına sokacağ[ından mı korkuyorlar?]

41 Yoksa, [bütün mevcudatın] gizli gerçekliğinin, [zamanı geldiğinde] yazabilmeleri için kendi kavrayış alanları içine gireceği[ni mi sanıyorlar]?25

42 Yoksa [seni çelişkilerin] tuzağına mı düşürmek istiyorlar? Ama aslında tuzağa düşenler onlardır, o hakikati inkar edenler!26

43 O halde, Allah'tan başka bir tanrıları mı var?

Allah, sınırsız şanıyla insanların O'na yakıştırdığı ortaklardan münezzehtir!

44 AMA ONLAR, [hakikati] görmeyi reddedenler, gökyüzünde bir parçanın düşmekte olduğunu görselerdi, [yalnızca] “O, bir bulut yığını[ndan ibaret]tir!” derlerdi.

45 Bundan böyle, dehşete kapılacakları [Hesap] Günü ile karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak onları: 46 O Gün komplolarının kendilerine hiçbir faydası olmayacak ve hiçbir yardımcı bulamayacaklar...

47 Gerçek şu ki zulüm işlemeye şartlanmış olanları, [öteki dünyadaki korkunç azaptan] daha yakın bir azap beklemektedir:27 ama çoğu bunun farkında değil.

48 O halde Rabbinin hükmünü sabırla bekle, çünkü sen gözümüzün önündesin;28 ve her ne zaman ayağa kalkarsan Rabbinin sınırsız şanını hamd ile yücelt, 49 gece ve bütün yıldızların çekildiği an O'nun şanını yücelt.